BHABER – GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY yazıyor
Hukuk, Demokrasinin Zemini Ne çok kullandığımız, eskittiğimiz sözdür:
“Demokrasilerde çareler tükenmez.”
Pek çok şey gibi bu söz de ters dönmüş görünüyor.
“Çarelerde demokrasi tükenmez!”
MUSTAFA BALBAY yazıyor
Hukuk, Demokrasinin Zemini Ne çok kullandığımız, eskittiğimiz sözdür:
“Demokrasilerde çareler tükenmez.”
Pek çok şey gibi bu söz de ters dönmüş görünüyor.
“Çarelerde demokrasi tükenmez!”
Sayın Paşa ve Subaylarımıza
Aşağıdaki anlatacaklarıma yakın içerikteki düşüncelerimi 3 Kasım’da Sayın Deniz Baykal’a da özelden yazmıştım. O yazımdan daha genişini size de göndermeyi düşündüm.
Ben sıradan bir Türk vatandaşıyım, köşe yazarı değilim, profesör! değilim, Altaylılar gibi yalaka ve düzenbaz değilim, entelektüel! değilim.
“Ne ağlarsın benim zülfü siyahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama
Göklere erişti feryadım ahım
Bu da gelir bu da geçer ağlama
Bir gülün çevresi dikendir hârdır
Zamanında Almanca kitaplarımdan birinde bir karikatür görmüştüm; Nazilerin yaratmaya çalıştığı “yeni” insan tipini karikatürize ediyordu: elinde satıra benzer bir aletle doktor kılıklı birisi sırada bekleyenleri masaya yatırıp “omurgalarını” aldıktan sonra iki büklüm olmuş omurgasızlaştırdıklarını sepleyiveriyordu ortalığa…
Devamını oku »Silivri zindanına henüz sokulmayan, Türkiye’nin bekası söz konusu olunca, korku tanımayan, kahraman Türk yazarlarımızdan yalınız Emin Çölaşan, Nihat Genç gibi üç beş kişi kaldı. Dün Avrasya Televizyonunda, her zamanki gibi muhteşem konuşmasında Nihat Genç,
Devamını oku »Atı Alan Üsküdar’ı Geçti, Geçiyor.
Yüksek Makamlara, Duyanlara, Görenlere, Yurdunu Milletini Sevenlere! Yazımı bir eleştiri mektubu şeklinde yüksek makamlara (muhalefet partilerimize, ordumuza) bir dilekçe şeklinde yazacaktım. Sonra vazgeçtim.
Dokuz askerimiz intihar etmiş bu Türk’ü yoketme, Türkiye’yi bitirme davası başladığından beri. Türkün şanlı tarihinin diriliş destanı olan Ergenekon’un adını, Türk Milliyetçiliğini aşağılamak adına, Türklüğü aşağılamak adına Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni
Devamını oku »
Türk siyasetine yeni bir akım getiren Başbakan yardımcısı Bülent Arınç haklı olarak “Ağlayan Adam” ünvanını bileğinin, pardon gözlerinin yaşları sayesinde aldı.
Devamını oku »“saçlarımı yolup yolup ağlarım!” Çok zor bir iş, yaptıkları ihanetlere dayanacak sinir, dayanacak yürek lâzım ama yine de günde bir kez, iki günde bir, yüreğim titreye titreye,
Devamını oku »Sönmez Targan-Cumhuriyet
“Solda boşluk” gerçekten hem sendikal hem de siyasal alanda son derece açık bir biçimde yaşanmaktadır. Bunun çözümü geçmişin örgüt modellerinin simgelerine sahiplenmekten değil,
Hakan Yavuz
Savaşçıların silahlı çatışmayı, siperdeki gerilimli bekleyişe tercih ettikleri bilinir. Kahreden bir bekleyiş… Gergin anlar… İlk hamlenin riski… Savunma planlarının bilinmezliğinden kaynaklanan korku…
Akıl, canlı türlerinden insana Tanrı’nın görkemli bir armağanıdır. İnsan, aklını donattığı sürece güçlüdür. Akıl bilgiyle donatılır. Francis Bacon 16. yüzyılda “Bilgi güçtür” derken; kesin bir gerçeği anlatıyordu.
Devamını oku »Kimi zaman bireysel ya da tekil olduğu düşünülen konular, gecikmiş de olsa özgürlüklerin yaşama geçirilmesine, genel hak ve adalet dağıtımına öncü ve destek olabilir.
Yunanistan’da, seçimler öncesinde açık alanda konuşma izni verilmeyen ve seçimi kazanamayan bir milletvekilinin açtığı dava,
Kemal Önen -Cumhuriyet
Bazı çevreler ve kişiler “Tabuları kıracağız” derlerken kendi tabularını (siyasal, sosyal, sözde fikirsel ve de hurafeci, fanatik, dinsel tutumlarını) göz ardı ediyorlar.
Orhan Selim Bayraktar – Rotterdam
Yeni bir tartışma, züccaciye vitrinine dalan bir fil girişiyle yaşantımıza girdi. Bir “Kürt Açılımı” gündemi yeniledi. Açılım adını değiştirdi ama demokrasi karşıtı yapısını değiştiremedi.
Bu BOP nedir? BOP Eşbaşkanlığı nedir? Bu küresel sarılmışlık nereye kadar gidecek? Sonumuz nedir?
Başımıza ne gelecek? Bütün bunları herkes biliyor artık!
Bilmeyenler varsa da onlar bilse bile tepki gösterecek kesim değil zaten.Vatanıyla milletiyle ilgilenen ne olup bittiğini biliyor, anlıyor …
Bekir Öztürk -BHABER
Değerli Dostlar, Bundan yaklaşık 3 yıl önce Kuvvai Milliye Derneği adına çıkardığımız Kuvvai Milliye Dergisi’nin 2. Sayısının arka kapağında
Prof. Dr. Ayşe Yüksel
Ülkemizde lepra hastalığı ve hastalar için yaptıklarınız, başardıklarınız size ulusal ve uluslararası ödüller kazandırdı. Ama sizin için asıl ödül lepra
Hititler ‘köy krallıklarından’ oluşan bir ‘köy imparatorluğu muydu, köylü oldukları kesin, belki tarihin o ilk yazılı yüzyıllarında ‘şehir’ inşa edecek ‘uygarlık’ henüz gelişmemişti.
Mısır ve Aztek uygarlığıyla karşılaştırıldığında şehircilikte, sanatta yani ‘uygarlıkta’ oldukça geriydiler..
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ -YeniÇağ
Durağı uçmak olsun; Mehmet Akif Ersoy, o görkemli “İstiklal Marşı”mızda sömürücü -sözde uygar- devletler için “tek dişi kalmış canavar” diyor.
Ayşe Atalay
18. yüzyılda başlayan ve kısaca usun inançtan bağımsız olmasını ileri süren Aydınlanma felsefesi, insanın özgür düşünen bir varlık olduğu, gerek insanlar
Dr. Kemal Önen
Son yıllarda etnisite, etnik köken, etnik ayrımcılık gibi deyimler çeşitli ülkelerin gündeminde. Yanıltıcı ve/veya abartılı anlayış ve yaklaşımlar dolduruyor ortamı.
Sedat Vural
Ansiklopedik tanıma göre insan; konuşabilen, dik duruşlu, büyük beyinli, kavrayıcı elli primattır. İnsanın bugünkü biyolojik ve kültürel biçimi binlerce yıl geçmişe dayalı insanlık evriminin sonucudur.
Coşkun Tecimer
Demokrasi sadece siyasal ve toplumsal bir kavram değildir. Ondan daha önemlisi kişinin kafasındaki tabu ve şartlanmalardan kurtulabilmesi, bunlarla özgürce yüzleşebilmesidir.
Cumhur Eray
Ne demiştim? Aşağıda!..
“POLİSLER NEDEN AĞIR SİLAHLARLA DONATILACAK?”
Erdoğan’ın beynindekileri, daha hangi hainlikleri yapacağını anlamak ve bilmek için alim olmak ya da kahin olmak gerekmez.
Abdullah Tekin
Ülkemizin içinde bulunduğu tablo, neresinden bakarsanız bakın sağlıklı bir görünüme sahip değildir. Umutsuzluğun egemen olduğu bir ortamda insanlar yolsuzluğun, uğursuzluğun, rüşvetin ve düzmece olayların göze çarpmadığı bir ülkeye özlem duymaktadırlar.
Türkiye’nin hak ettiği çağdaş uluslar topluluğu içinde yer almasının sağlanması bizim toplumsal borcumuzdur. Bu borcun ödenmesinde en büyük sorumluluk fikir üretenlere ve uygulamaları yönetenlere düşmektedir.
Devamını oku »Naci KAPTAN
DENİZ FENERİ DERNEĞİNİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ASRIN YOLSUZLUĞUNDA ”TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ” Civanım Başbakan Erdoğan’ın, Serbülent’i Arınç bey Başbakanının Yasin El Kadı’ya kefil olduğu gibi, O da Deniz Feneri Derneğine kefil olmuş ve ardında olduğunu beyan etmiş idi!!!.