KADINLARIMIZ
Arzu Kök
‘’Ve kadınlar, bizim kadınlarımız:
Korkunç ve mübarek elleri,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Arzu Kök
‘’Ve kadınlar, bizim kadınlarımız:
Korkunç ve mübarek elleri,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Arzu Kök
“Demokratik toplumlarda bir kişiye yapılan haksızlık bütün topluma karşı yapılmış sayılır. Bu bilinç yerleşmedikçe
Devamını oku »Arzu Kök
Yeni bir yıla girerken ekonomik kriz, kapitalizmi dünya çapında sarsmaya devam ediyor.
Arzu Kök
Türkiye bir ateş çemberi içerisinden geçmekte bu günlerde. Gerçi biz Türkler ateşlerde yürümeye alışmış, birçok kereler de “Ateşle İmtihan” edilmiş bir milletiz. Belki de bu nedenledir ki olaylar karşısında serin kanlı ve metin olabiliyoruz. Toplum her şeye rağmen soğukkanlılığını uzun süre koruyabiliyor.
Arzu Kök
24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanır her yıl. Bugünün ülkemizde kutlanıyor olması aslında öğretmene, eğitime verilen değerin göstergesidir. Fakat durum hiç de böyle değildir. Çünkü ülkemizde bu gün özellikle eğitim sistemimizin içine girdiği durum ve öğretmenlerimizin yaşadığı zorluklar nedeniyle göstermelik kutlanmaktadır.
Devamını oku »ARZU KÖK
Türkiye’yi ve Türkiye’nin çıkarlarını esas alan çalışmaların aslında tek bir anlamı vardır; o da ulusal stratejik çıkarlara hizmet etmektir. Ulusal çıkarlar ise hayati önem taşıdığı için her şeyden önce gelmelidir. Zira Ulusal çıkarlarını koruyamayan bir ülkenin varlığı tehlike altına girmiş demektir. Günümüzde ülkemizde yaşananlarda olduğu gibi…
Arzu Kök
Bir ilköğretim öğrencisi okuldaki duvar gazetesi için bir yazı yazmış. Çok hoşuma gitti doğrusu. Bu nedenle de sizlerle paylaşmak istiyorum. Farklı bir bakış açısı, ancak çok güzel olmuş doğrusu.
‘’Bu ülkede yaşayan her insanın bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan, ATATÜRK…
Gençliğinde kot pantolon giyememiş…
Büyük ulusların tarihinde o ulusları, hatta dünyanın kaderini değiştiren kahramanlar vardır. Bunlar daha çok kriz zamanlarında yaşadıkları uluslar tarafından yaratılırlar.
Devamını oku »ARZU KÖK
Vicdanı delinmiş bir dünyada yaşıyoruz. Kendi çelişkilerinin zebunu olmuş, insanlığın kaderini ilgilendiren büyük çelişkilere teğet geçen milyonlarca insanın ağırlığı altında, hangi tarafa döneceğini şaşırmış bir dünyada yaşıyoruz. Her şey yolunda mı yoksa benim mi kafam karışık?
Şu garip insanların ülkesinde bir çocuk yüreğiyle dünyaya bakarken, birilerinin sürekli aydınlığa perde çekmeye çalışması nedendir?
ARZU KÖK
Akşam saat 20:30′ da kabul edilen bir yasayı, şair Mehmet Emin Yurdakul’un önerisiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tüm üyelerinin ayağa kalkıp üç kez bağırarak “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırmalarının ardından 86 yıl geçti. Toplumsal ve bireysel geleceğimiz hep bu kavram üzerine kurulmuş, tarihimizin gördüğü en büyük devrimin de adı olmuştur Cumhuriyet.
ARZU KÖK
Çocukken basittik hepimiz. Dünya komik bir gerçeklik, hayallerimiz ise oyunlarımızın bahanesiydi. Sokaklarda ağaçlar ve yollar, evlerde ise kahkahalar ve rüyalar yaşardı. Sonu olmayan masallar anlatırdık birbirimize hiç sıkılmadan. Zaman diye bir kavram yoktu bizler için. Herkes çok büyük, ölüm ise imkansızdı.
Arzu Kök
Yıllarca şehit verdik. Neredeyse her gün bir şehit cenazesi kalktı Türkiye’nin her ilinden. Yüzlerce askerimiz uzuvlarını kaybetti, gazi oldu. Yüreğimiz burkuldu, gencecik fidanları toprağın kara bağrına koyarken. Anne ve babalar ise acıları yüreklerinde, dimdik durarak ‘Vatan sağ olsun’ diye bağırarak alkışlarla verdiler toprağa evlatlarını…
ARZU KÖK
Gazali’nin bir sözü vardır; ’Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirlerini kırıp geçiriyorlar.’ Gazetelerin üçüncü sayfaları birbirini öldüren insanların haberleriyle dolu. Nedenlerine bakıyorsunuz çoğu zaman koca bir ‘HİÇ’. Son bir yılda suçlu sayısı 785 bine çıkmış. Bir anlık öfke ve………… Neden bu hale geldik? Neden umutlarını yitirdi bu toplum?
Arzu Kök
Büyüyorum derken,
Bir hevesle çıkıyorum dünyanın terasına.
Demlenen günbatımı,
Elimdeyse giderek tükenen çayım.
Sıyırıp atıyorum kendimi,
Toplum denen uçurumdan…
Dilini yitiren milletler yaşama hakkını da yitimiştir.’ Yani her şey dilimize gerekli değeri vermemizle başlar. Türkçe’yi sevmek, onu doğru kullanmak ve geliştirmek, Türk insanının, özellikle aydınının en öncelikli görevidir. Zira milletlerin gelişmişlik seviyeleri dil ile ölçülür. Yani medeni olmanın ön koşulu dildir.
Devamını oku »Arzu KÖK
Bugün 19 Eylül ve bugünün bizler içinönemli iki nedeni var. Birincisi, Mustafa Kemal’e Gazilik Unvanı 19 Eylül 1921 tarihinde verilmiş olması, ikincisi ise; bugünün Gaziler Günü olarak kutlanmasıdır. Gazilerimiz tarih kitaplarında rastlayamayacağımız türden bilgilerle donanımlı yaşayan tarihlerimizdir. Onlar vatan uğrunda gözlerini kırpmadan ölüme koşan canlarımızdır.
Bugün eğer ki evlerimizde huzur içerisinde oturabiliyorsak bunu vatan uğruna [...]
Arzu Kök
Yıllardır durduramadık akan kanı. Kaç zamandır kan ve can kaybediyoruz. Bu gidişle de kaybetmeye devam edeceğiz. Ne yazıktır ki görünen manzara budur. Buna rağmen görünürde, eninde sonunda gerçekleşeceği anlaşılan akıbeti engelleme ihtimalimiz bulunduğuna dair bir işaret veya göze çarpan net bir çaba bulunmuyor. Açıkça söylemek gerekirse; Türkiye adım adım bölünme kavgasına doğru gidiyor.
Arzu Kök
1 Eylül her yıl tüm dünyada ‘Barış Günü’ olarak kutlanır. İşte bu Barış günlerinde ülkemizde ‘Barış gelecek’ müjdeleyicileri sarmış dört bir yanı. Hem de kesin olarak geliyormuş barış. Hem Başbakanımızın dediğine göre öyle böyle bir barış değil, öylesine gür ve verimli olacakmış ki şaşıracakmış herkes.
Arzu KÖK
Bir dünya istedik,
Yalanlardan kurulmamış
Saf, temiz, çıkarsız…
Bir hayat istedik,
Açlığın sofralarımıza çökmediği,
Öyle, doygun…
***
Bir hayat istedik,
Kirlenmemiş,
Öyle insanca,
Öyle kardeşçe ve özgür…
***
Hayallerle şişirilmiş balonlar değildi düşlerimiz,
Birer birer söndürülen…
Halktık ve namus işçileriydik hayatın,
Kardeş elleriydik.
Hayaller bile kurmayı becerebiliyorduk,
Yoksul, yoksul…
Enkaz yığınları asında hayata parlayan
Bir çift gözdük, insandık…
***
Derme çatma bir çadırda kavrulsun diye
Dünyaya getirmedik bebelerimizi..
Soğuktan donsun,
Adından önce açlığı bellesin diye büyütmedik…
Satılsın diye düşlemedik [...]
ARZU KÖK
İnsanlığın içine düşebileceği en kötü durum belki de çaresizliktir! İnsan zor bir durumla karşılaştığında durumuna çare arar. Zira ancak çare olduğunda bir umut vardır. Ama öyle bir çaresizlik anı vardır ki… İşte onu anlatmak mümkün değildir. Çaresizlik anlatılamaz ki, çaresizlik adı üzerinde çaresizliktir. Nasıl ki mutluluğun resmi yapılamıyorsa çaresizliğin tarifi de yapılamaz. Resmi ise [...]