Count per Day
  • 7This post:
  • 8026Total reads:
  • 24Reads today:
  • 89Reads yesterday:
  • 0Visitors currently online:
En Çok Okunan

POPÜLER OLMAK İSTEYEN YAZAR ADAYINA ÖNERİLER 12

feyzahepFeyza Hepçilingirler
• Yazarak para kazanmanın dünyada en bilinen yollarından biri de polisiye yazarlığıdır. Sadece para değil elbette, paranın arkasından ve sayesinde gelecek şöhret de unutulmamalı. Polisiye yazarlığının piri üstadı Agatha Christie’nin servetini hesaplamak kolay olmadığı gibi, üçer haneli okuma basamaklarına ayırarak okumak bile kolay değildir. Şöhreti hakkında ise kanıt gerekmez. Mayk Hammer unutuldu mu peki?
*
Yalnız Mickey Spillane’nin yazdıkları değil, Kemal Tahir’in, çeviriyle yetinmeyip kendi yazdıkları da unutulmadı. Afif Yesari’nin, henüz yedi adet roman yazabilmiş olan Mickey Spillane’den daha atik ve çevik davranıp sayısını 200’lere çıkardığı Mayk Hammer romanları da gerçeklerinden ayırt edilmedi ve en az gerçekleri kadar sevildi. Afif Yesari, patronunun yerli – yabancı dergilerdeki resimlerden kes-yapıştır yöntemiyle oluşturduğu kapaklara bakarak olay uydurur, üç gecede yazar bitirirmiş Mayk Hammer romanlarını. New York’un caddelerini, sokaklarını bilemeyeceği; buna karşılık, New York’u görme şansına hiçbir zaman ulaşamayacağını iyi bildiği için, New York Şehir Rehberini önüne açar, oradan bulduğu sokaklarda katil kovalatır, barlarda çapkınlık ettirirmiş zehir Hafiye Mayk Hammer’e. Şerlok (Sherlock) Holmes’e gelince…
*
Abdülhamit bile öyle düşkünmüş ki Şerlok Holmes’in serüvenlerine, Sir Arthur Conan Doyle’un yazdıkları yetmediğinde padişahın istediği romanlar acele yazılıp okunmaya hazır edilirmiş. Şerlok Holmes romanlarının dünyanın başka hiçbir yerinde bulamayacağınız serüvenleriyle tanışma olanağı da yalnız bu topraklarda yaşayanlara sunulmuş bir şans olmuştur. Öyleyse, “Neden bizde polisiye yazılmıyor?” diye yıllar yılı süren dertlenmeler anlamsızdı; bugün tümden anlamsızdır. Bizde polisiye yazılmıştır; hem de asıllarını kat kat aşacak miktarlarda.
Tek eksiğimiz, yazarlarımızın bunları kendi adlarıyla yazmamalarıydı; çok şükür bu eksik giderilmiştir.
*
• Ülkemizde polisiye yazılıyor, okunuyor, üstelik çok okunuyor. Demek ki üne kavuşmak için bu yol da açıldı artık, rahatlıkla kullanılabilir. “Allah açanlardan razı olsun.” demek ve sizden önce davranarak yolu açanlara şükretmek için yapmanız gereken tek şey, bir an önce polisiye yazmaya başlayarak bu yoldan para ve ün kazanmanın mümkün olduğunu bizzat görmeniz ve yaşamanızdır. Bizde detektiflik müessesesinin bulunmaması da çok dert edilmemeli. “Olur böyle vakalar / Türk polisi yakalar” diye övündüğümüz polisimiz var ki değme dedektifleri cebinden çıkarır. Elbette, gösteri yapanları coplamadığı, o sırada yoldan geçenlere tazyikli su sıkmadığı, yürüyenlerin üzerine biber gazı püskürtmediği, sis bombası atmadığı zamanlarda.
*
Ayrıca polisin yakaladığı ya da yakalayamadığı; ama sayıları artan, yaşları gittikçe küçülen katillerimiz de var. Yeni türeyen ve dünyada en çok Türkiye’de bulunduğuyla (duyabilirsek) sevinç duyacağımız, adına “maganda” denen insanımsı bir türümüz bulunduğu da unutulmamalı. Hoş, bunların varlığı, yakın zamana kadar sıklıkla dile getirilen, “Bizde polisiye yazılamaz; çünkü entrikası bol cinayet işlenmiyor.” yakınmasını sonlandırmaz. Gerçekten cinayeti işlemeden önce, ince ince plan kuran katiller yetiştiremedik. Cinayetlerdeki tek kusur ancak bu olabilir.
*
• Bizde cinayetler, kafası bozulanın silahı çekip dan dun ateş etmesi, düşman bellediğini boğazlaması, bıçakla delik deşik etmesi, oyması, doğraması biçiminde işlendiğinden polisiye yazmak isteyene çok iş düşmektedir. Polisiye yazmakta dahiyane planlarla işlenmiş cinayetlere hasret kalan polisiye yazarları, romana konu edecekleri cinayetin entrikasını kendileri kurgulamak zorundadırlar. Ancak, değinilmesi zorunlu bir nokta var: Polisiye yazmak, ortalamanın üzerinde bir zekâyı gerektirir. Okurlarınız sizden akıllıysa ve romanın sonuna kadar ondan gizlemeniz gereken katilin kim olduğunu, romanın ortasına varmadan keşfetmişlerse geçmiş olsun.
*
Siz polisiye yazarı olamazsınız. Kendinize başka bir alan bulun. Aykû (IQ) testlerine pek güvenilemezse de önlem olarak, polisiye yazmadan önce bir zekâ testi yaptırmanız önerilebilir. Malumunuz, son zamanlarda çeşitli zekâ türleri bulunduğu saptandı. Sizin gereksinmeniz olan zekâ türü: şeytani zekâ. Sınıflandırmada böyle bir zekâ kategorisinin olup olmadığını bilmiyorum; ama polisiye yazmak için gereksinme duyacağınız zekâ türü bu. Sonuç olumlu çıkarsa size, “Yosmalar Cehennemi, Celladın Olacağım” gibi roman adları önererek yardımcı olmaya çalışırım.
*
Olumsuz çıkar da sizde polisiye yazacak türde bir zekânın bulunmadığını öğrenirseniz telaşa kapılmayın. Bu satırların yazarında da öyle bir cin fikirlilik, o kadar parıltılar saçan bir zekâ olmadığı için şimdiye dek polisiye yazmaya hiç heves etmemiştir. Yine de sizin ününüze ün, paranıza para katacak başka yollar aramayı sürdürecek, bulduğunda da sizi haberdar etmekten geri durmayacaktır. Herkesin kendisine uygun olanı seçip şöhrete giden kapıları aralayabileceği yeni öneri yelpazelerimiz olacak. Bekleyin.
*
http://www.feyzahepcilingirler.com/popyazar.html

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Bugün Okunan

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /var/www/vhosts/turkcelil.com/httpdocs/3v/wp-content/themes/fireworks_in_the_sky_eve060/header.php:2) in /var/www/vhosts/turkcelil.com/httpdocs/3v/wp-content/plugins/sayfa_sayac/sayfa_sayac.php on line 491
Yazı ara
Arşivler