Count per Day
  • 7This post:
  • 7918Total reads:
  • 5Reads today:
  • 171Reads yesterday:
  • 1Visitors currently online:
En Çok Okunan

Kaba ve maganda!

TürkCelil…
Kaba olan mı magandadır, yoksa maganda olan mı kaba?
Kişi neden kabadır, kaba olunca neden maganda olmak zorundadır?
Ya da maganda olmak zorunda mıdır?
Soruyu başka türlü soralım!
Maganda, maganda olduğunun farkında mıdır?
Maganda olmanın ne demek olduğunu biliyor mudur?
Ya kaba olmak?
*
Bunun bilincinde midir, kabalık ya da nezaket bu tür kişilere bir anlam ifade eder mi?
Nazik olunabilir mi, ya da bu zaten doğuştan var mıdır kişide?
Yıllar önce bir yazı yazmıştık, “Psikopatlar Ülkesi miyiz Biz?” diye, oldukça ses getirmiş, birçok ciddi öbek bunu sayfalarına almıştı.
Bugün bunu “maganda” olarak yine tekrarlasak hata mı yapmış oluruz?
*
Neden magandalarımız hep çoğunlukta?
Neden sürekli maganda yetiştiriyoruz biz?
Yarım yüzyıl önceki insan yaklaşımlarımız ile bugün arasında neden bunca uçurum var?
O zaman dilimi başka mıydı, neden o zaman insanlar daha kibar ve naziktiler?
Ve bugün neden böylesine herkes kaba ve inadına maganda?
Maganda olmak günümüzde marifet mi sayılıyor, maganda olursa kişi daha mı çok saygı uyandırıyor etrafında?
*
Magandalık yaparak, kaba davranarak etrafımızda saygı uyandırdığımızı mı düşünürüz?
Öyle olduğunu varsaysak bile bu normal midir?
Maganda olduğum için etrafımda ki insanlar, neden benden korkmak-uzaklaşmak zorundalar?
Ben maganda olduğum zaman etrafım benden korkuyorsa, çekiniyorsa, bu tavrımın bana katkısı nedir?
Kendimi önemli biri mi sanmalıyım?
Öyle mi olurum gerçekten de?
Özellikle genç insanlar, günümüz şartlarında maganda olmak, maganda gibi davranmak gereksinimini neden daha çok duyarlar?
Etraflarına olan saygıları neden azalmıştır günümüzde?
Ne demek isterler acaba?
Biz de varız mı?
*
Peki, öyle olduğunu varsayalım, onlara “siz yoksunuz” diyen mi oldu ki böyle davranmak zorundalar?
Biz böyle bir olgunun varlığını asla kabul etmiyoruz.
Günümüz insanı artık düne göre çok daha kaba oluyor.
Günümüz insanı çünkü; artık kitap okumuyor, okumayı angarya olarak görüyor.
Kitap okuyanla alay ediyor, dalga geçiyor.
Bilgisiz, cahil kalıyor.
Cahil insanlar kabadırlar, çünkü içlerinde sürekli bir “aşağılık kompleksi” duyarlar.
Bu kompleksten kurtulmanın tek yolu okumak, sürekli okumak ve gelişmektir.
Bundan kaçan cahil kafa içinden atamadığı “aşağılık kompleksi”ni etrafa tafra atarak, kaba davranarak, rahatsız ederek tatmin eder.
*
Hiçbir şey bilmediği için, her şeyi biliyorum iddiasındadır sürekli.
Cahil kafası inattır, gerekli gereksiz inatlaşır, bilsin bilmesin fikir yürütür, karşı çıkar başka fikirlere.
İyiyi kötüyü ayıramaz, yanlışı doğruyu bilemez.
Kıskacında kıvrandığı “aşağılık kompleksi” onu esir almıştır.
Her moka maydanoz olur, her moku bildiği iddiasındadır ama, hiçbir şey bilmediğini dahi bilmiyordur.
Yaşamında tek kitap okumamıştır, kitap dediğinizde yüzünüze bomboş bakar, alaycıdır bu bakışlar.
*
Geriye yapacağı tek şey kalır.
Etrafa saldırmak, kabalık yapmak ve sonuçta gerçek bir maganda olmak…
Bununla da kasılmak-iftihar etmek!
Bu tipleri nerelerde görürüz sürekli?
Bir aracın direksiyonunda, bir tezgâhın arkasında, otobüste yanı başımızda, lokantada yan masada,  ya üst kattadır, ya da yan da, belki de karşıda… ve daha nice ortamlarda.
*
Onlar her yerdeler, onlar sürüler halindeler.
Ve geçtiğimiz her gün daha da çoğalmaktalar.
*
Okumayınız, okumadığınız sürece magandalığınız katmerlenecektir.
İnanın böyle maganda olarak kalmak sizlere yakışıyor.
Böyle devam ediniz…
Dedik ya, yakışıyor…
*
TürkCelil
2.10.9

One Response to “Kaba ve maganda!”

  • admin diyor ki:

    Yazıyı okuyunca yıllar öncesine gittim birden.
    1986 yılı yaz ayları.
    Alanya’da bir tatil köyünün gece müdürüyüm.
    O zamanlar teknik böylesi aşama kaydetmemiş, yurtiçi-yurtdışı telefon görüşmeleri için bağlı olduğunuz Telefon Santralı aranıyor, aranmak istenen ülke ve numara bildiriliyor ve saatler süren bir bekleme sonrası ancak bağlanabiliyorsunuz.
    Önce görevimiz gereği, sonra belki de yaradılış gereği, santral da bize yanıt veren bayan çalışanlara alabildiğince nazik davranıyor, isteğimizi rica ile teşekkür ederek bitiriyoruz.

    Ne bilelim bunun burada bir hata bir yanlışlık olduğunu.
    Günlerden bir gün akşam görevimize başlamışız ki bir grup Türk “kadın-erkek” geliyor.
    Yok, bunlar otel misafiri değil, belki barda oturacaklar bir şeyler içmek için.
    Soruyoruz kimsiniz necisiniz gibi.
    Söylüyorlar, Alanya PTT çalışanları imişler.
    Evet diyoruz, biz sizinle sürekli konuşuyoruz ya, hani sık sık telefon bağlatıyoruz ya.
    Kadınlarda bir tuhaflık başlıyor, yüzlerde alaycı bir gülümseme, küçümseme…
    Hatta aşağılama!..

    “Haaa diyor biri, siz şu telefon bağlatırken sürekli “kırıtan kişisiniz?”

    Afallıyor, şaşırıyorsunuz duyduklarınız karşısında.
    Öyle ya, siz, onları işlerini yapan görevliler olarak düşünüyor ve isteğiniz için rica ediyorsunuz.
    Ama bu rica etme, teşekkür etme olayı bu muhterem hanımefendiler için “kırıtma” oluyormuş.
    İyi, diyorsunuz içinizden, biz başka türlü davranmasını da biliriz.
    Ve bu olayı bir kenara not ediyorsunuz.

    Aradan fazla zaman geçmiyor, yine arıyorsunuz santralı, derdinizi yine kibarca, nazik bir dille anlatmaya çalışıyorsunuz her zaman ki gibi.
    Yanıt gecikmiyor karşı taraftan.

    “Bekleyeceksiniz efendim, hatlarımız dolu”.
    Kaba mı kaba bir yaklaşım… Üstelik ses tonu tam çirkefçe…
    Hemen birkaç gün önceyi hatırlıyorsunuz ve…

    Gürlüyorsunuz!…
    “Ulen mikrop karı bağla ulen şunu, hem de hemen, yoksa gelirsem senin……”
    !!!
    Çok, çok kısa süren bir sessizlik ve yanıt…
    Derhal efendim, hemen efendim, siz hiç merak etmeyin efendim….
    !!!
    Ve gerçekten de telefonumuz anında bağlanıyor.
    Ne demek istediğimi anladınız değil mi?

    Ha bir şey daha var, cahilin ve magandanın cinsiyeti ayırımı yoktur efendim…

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Bugün Okunan

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /var/www/vhosts/turkcelil.com/httpdocs/3v/wp-content/themes/fireworks_in_the_sky_eve060/header.php:2) in /var/www/vhosts/turkcelil.com/httpdocs/3v/wp-content/plugins/sayfa_sayac/sayfa_sayac.php on line 491
Yazı ara
Arşivler