“Bebeklerinizi GDO’lu mamalarla zehirlemeyin”
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, 1 Mart’a kadar yapılacak ithalatta GDO’lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) bebek mamaları, devam mamaları, bebek ve küçük çocuk ek besinleriyle ilgili herhangi bir yasaklama uygulanmamasıyla ilgili olarak uyarılarda bulundu.
Ankara- Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan,Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, 26 Ekim 2009 öncesinde kontrol belgesi alınan ürünlerle ilgili yaptığı düzenlemede AB kriterlerine uygunluğun yeterli olacağını belirterek, GDO’lu ürünlerin, bebek mamaları, devam mamaları ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılmasını yasaklayan hükmün de uygulanmayacağını kaydetti.
Saydan, konuya anneler kadar endişe ile baktıklarını belirterek, “Zira bilindiği üzere mamalar firmaların tercihi yüzünden eczaneler yerine marketlerden satılmaya başlamış, böylece eczacılar anneleri tehlikelere karşı uyarmakta etkisiz bırakılmışlardır” dedi.
Mamaların denetimi neden tarım bakanlığında?
Saydan, bebek bezlerinin ruhsatlarını Sağlık Bakanlığı’nın denetlediğine dikkat çekerek, “Mamaların denetiminin Tarım Bakanlığı’nda olmasına anlam veremiyoruz. Mamaların GDO’lu olarak satılmasının derhal engellenmesini, üretim izninin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesini ve mamaların market reyonlarında değil, yalnızca eczacının gözetiminde, eczanelerde satılmasını istiyoruz” diye konuştu. Saydan, çocukların Türkiye’nin geleceği olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi:
“Sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak beslenmelerine son derece dikkat etmemiz gerekir. Son dönemde endişe ile izliyoruz ki, ülkemiz GDO’lu ürünlerin çöplüğü haline gelmiştir. Son olarak GDO’ya mamalarda rastlanması endişe vericidir. Bu endişenin vahim boyutu ise 1 Mart’a kadar bu konuda hiçbir şey yapılmayacak olmasıdır.”
Saydan, Türkiye’de mamaların ruhsatının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca verilirken, bebeklerin oyuncaklarına ve bezlerine ise Sağlık Bakanlığı’nın onay verdiğine dikkat çekti. Saydan, beslenmenin ilk temeli olan mamanın “yem” mantığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca ruhsatlandırılmasının anlamsız olduğunu belirterek, “Üstelik artık mamalar sadece eczane raflarında değil, market reyonlarında da rahatlıkla satılmaktadır. Biz eczacılar olarak, anneleri GDO’lu ürünlerin bebekler üzerindeki etkileri konusunda uyaramadığımız için son derece endişelenmekteyiz. Gelecek nesillerimizin sağlığının tehdit altında olmasının önlenmesi için Mamaların GDO’lu olarak satılmasının derhal engellenmesini, üretim izninin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesini ve mamaların market reyonlarında değil, yalnızca eczacının gözetiminde, eczanelerde satılmasını istiyoruz” diye konuştu.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=109418
23 Ocak 2010
**
Kötü muamele gören çocukta kanser riski daha yüksek
Duygusal, fiziksel veya cinsel kötü muameleye maruz kalan çocukların, erişkin olduklarında akciğer kanserine yakalanma riskinin fazla olabileceği bildirildi.
Ankara- ABD’de David Brown ve ekibinin yaptığı, yakında “BMC Public Health” dergisinde yayımlanacak araştırma, aile içindeki şiddete, boşanmaya şahit olan, ebeveynleri ruhsal bir hastalığa sahip, anne ya da babası hapse girmiş ya da uyuşturucu bağımlısı olan çocukların uzun vadedeki sağlık sorunlarını inceledi.
Araştırma, çocuklukta stres ve travmaya yol açan durumlarla karşılaşmakla, 14 yaşından itibaren ilerde sigara içme olasılığı arasında önemli bir bağlantı olduğunu gösterdi. Bu bağlantı, bilim adamlarını akciğer kanseri riski konusunu araştırmaya yöneltti.
Çocuklukta kötü deneyimler yaşayan 17 bin 337 yetişkinin sağlık bilgilerini inceleyen bilim adamları, bu deneyimleri yaşayanlarla, bu kişilerin akciğer kanserine yakalanma riski arasında ilişki olduğunu, ayrıca riskin artmasının büyük ölçüde sigara tiryakiliğine bağlı olduğunu gördü.
Bilim adamları, “kötü bir çocukluk geçirmediğini” söyleyenlere kıyasla, 6 ya da daha fazla travma geçiren kişilerin akciğer kanserine yakalanma riskinin 3 kat fazla olduğunu belirttiler.
Çocukların çok ağır stres yaratan durumlarla karşı karşıya gelebileceği ve bu stresin sigara içmek gibi kötü alışkanlıklara neden olabileceğini vurgulayan bilim adamları, bu alışkanlıkların akciğer kanseri gibi hastalıkların ortaya çıkmasına ve belki de erken yaşta ölümlere neden olabileceğine dikkati çekti.
Sigaranın dışında başka mekanizmalar ya da bazı durumlar nedeniyle fiziksel ve biyokimyasal işlevlerde ortaya çıkan bozuklukların da kansere yol açabileceğini belirten bilim adamları, bunun ispatlanması için başka araştırmaların gerektiğini ifade etti.
22 Ocak 2010








