Count per Day
  • 6This post:
  • 8026Total reads:
  • 24Reads today:
  • 89Reads yesterday:
  • 0Visitors currently online:
En Çok Okunan

UTANDIM! (SSK-Okmeydanı)

TürkCelil…

Gözlemlerim!

Bugün hasta olmaktan, hasta insanlarımı görmekten utandım!
Öyle hastalar gördüm ki, onların yanında kendimden utandım!
İnsanımın insanlık dışı çilesini gördüm, gördüklerimden utandım. İnsanımın, benim, İnsan olmadığımızı görünce, insan olduğumuzu sandığımızdan utandım.

*

Tanrı’ın bir sürü insanı, (!) bir sürü yerde, Röntgende, Danışmada, Numara almada, Eczanede vb. birer Padişah olmuşlar, onları görünce, Padişahlardan utandım.

*

Bilmeden bilemeden, kendime torpil yapmıştım, ilk defa torpil sözcüğünden utandım.
Bana yardım etmeye çalışan, dost insanların zamanlarını çalma gafletini gösterdiğim için, utandım.
Bu hareketimle haklarını gasp ettiğim, diğer çaresiz hasta insanlarımdan utandım.
Bir şeyler sormak, sorabilmek için ölümüne korktuğum, tüm görevlilerden utandım.
Terslenmekten korktum, tersleyenden utandım.

*

Terslendiğimde etrafıma baktım, terslenenleri görünce, kendi terslenmemden utandım.
Konuşan hayvanlar sürüsü gördüm, gördüğüm hayvanlardan utandım.
Hayvanların içinde ben de vardım, orada hayvan kadar değeri olmayan varlığımızdan utandım.
Bir başa, bir sona yürüdüm, yürüdükçe utandım.

*

Düşüncelerimde karanlıklar oluştu, oluşan karanlıklardan utandım.
Bunca acıya, bunca terslenmeye, değer mi.
Yine yürüdüm, yine düşündüm, düşüncelerimden utandım.
Dön, dedim kendime!
Uğraşma!
Uğraşmamaktan utandım.
Karar vermekte zorlandım, tekrar bir aşağı, bir de yukarı yürüdüm.
Hem aşağılardan, hem de yukarılardan utandım.
Acıların yüreğimi durmadan sıkmasından, utandım.

*

Ağlayanlar gördüm, yürümekte zorluk çekenler gördüm.
Saatlerdir sıra bekleyen, bekledikçe acısı çoğalanlar gördüm.
Oturacak yeri olmayan koridorlar gördüm.
Acıdan kavga eden insanımı gördüm, gördüğüm her acıda, insanlığımın yok oluşunu gördüm.
İnsanımı gördüm, çaresiz İnsanımı, bir adı bile olmayan insanımı!.

*

İnsanımın bir paçavra olduğunu gördüm, gördüğüm paçavralardan utandım.
O paçavralardan biri de bendim, kendi paçavralığımdan, sonsuza dek utandım.
Karar vermekte zorlandım, zorlandıkça utandım.
Sormak istedim, soramadım, soramadım, yine terslendim.

*

Tanrı’nın o zavallı İnsanları, intikam alırcasına beni, bizi terslerken, onların o ezilmişliklerinin verdiği acıyla bana, bizlere yüklenmesinden utandım. İnsanlığın ne demek ve nasıl olması gerektiğini bilmemiş, görmemiş, yaşamamış olsaydım, (!) utancım böylesine, dağlar gibi olmazdı.

*

İnsanımı dağlar gibi aşağılayan, aşağılanmasına sebep olan, onu hayvanlar sırasına koyan, insan müsveddelerinden utandım.
İnsanlığımdan şüpheye düştüm, şüphelerimden utandım.

*

Karar verdim, acıya dayanamadım, döndüm evime.
Sessiz çığlıklar atarak yüreğimden.
Değmezdi bunca acıya, insanlık dışı davranışlara.
Yazılan İlaçlarımı almadan, alamadan!
Röntgenimi doktor hanıma gösteremeden!
Ve dostlara bir teşekkür bile edemeden. (…)

*

Varsın ağrısındı belim, varsın erisindi kemiklerim yok olana dek. (…)
Eğer buysa yaşamak, varsın olmasındı bedenimde yaşam…
Orada sağlık için vardım, ama, işkenceydi gün boyu yaşadığım.
İşkence ile Sağlık? (!) bağdaştıramadım bir türlü.
Eninde sonunda, ölüm değil miydi yaşama son noktayı koyan?
Ha bugün olmuş, ha yarın.

*

Ben insan olarak doğmuştum.
Yaşamak, İnsan gibi saygın ve kardeşçesine.
Ortada bu olgudan eser yoksa eğer, hayvan olarak yaşamaksa yaşam, hayvan gibi aramaksa sağlık denen olguyu, hayvan gibi itilip kakılmaksa sağlık, varsın uzak olsundu bedenimden.
Ben utandım, utandıklarımdan, insan olduğumu sanmaktan.
Utanmayanlar, utanamayanlar, utanmayı bilmeyenler!!!.

*

Kim bilir belki bir gün, insanıma bu İşkenceyi reva görenler!
Onlar da utanmayı öğrenirler, öğrenmesi gerekenler, öğrenmeyi becerebilenler!
Utanandan, utananlardan, utandırdıklarından!!!
Utanarak…

*

TürkCelil

*

2 Mart 2000

One Response to “UTANDIM! (SSK-Okmeydanı)”

  • TürkCelil diyor ki:

    Yukarıdaki yazı 9 yıl önce yazılmış, değişen bir şey olmuş mu?
    Altta ki yazı bugün 8.9.09 tarihli Cumhuriyet gazetesinden alındı.
    Ne dersiniz, değişen bir şeyler olmuş mu?
    Karar sizlerin…
    *****
    Can Çekişen Sağlık
    Gökhan Cebeci
    Bazen yükselişe geçmek için dibe vurmanın gerekliliği savunulur. Ancak sağlıkta dibe vuruş buna benzemez. Yeniden yükselişe geçer mi bilinmez. Türkiye’de dibe vurmak üzere olan alanların başında ‘sağlık’ geliyor. Her geçen gün artarak yaşanan sıkıntıların sonucu sistem artık tıkanma noktasında. Gerek hastaların gerekse sektör çalışanlarının feryatları gün geçtikçe daha da yükseliyor. Yıllardır süregelen sağlığı umursamaz politikalar sonucu ne hale gelindiği ortada.

    Örneğin İstanbul’da son 30 yıldır çok az sayıda yeni hastane yapıldı. Yeterli hastane yapılmadığı gibi mevcut hastanelerde iyileştirme çalışmaları gerektiği gibi gerçekleştirilemedi. Oysa bu zaman diliminde İstanbul’un nüfusu 3 kat arttı.
    İnsanlar kuyruklarda her gün mahvoluyor. Sabahın 3’ünde, 4’ünde, normalde 9’da başlayacak olan muayene için sıraya giriliyor. Bir MR çektirmek isteyen hastaya 1 yıl kadar sonrasına randevu veriliyor.

    Bir doktorun net 6 saat yani 360 dakika çalıştığını kabul edersek… Günde 100 hasta başvurduğu takdirde kişi başına düşen süre 3.6 dakika yapar; ki buna hastaların muayene odasına girmesi, çıkması, derdini anlatması, soyunması, giyinmesi, reçetesinin yazılması dahil. Bu yüzden birçoğu o gün muayene olamadan geri dönüyor. Aciller dolu. Yoğun bakımlar dolu. Hastaneler arasında gidip gelen hastalar Allah’a emanet. Birçoğu imkânsızlıktan kaybediliyor.

    Bütçeden sağlığa ayrılan payın en az yüzde 10’u bulması gerekirken 1923’te yüzde 2.1, 1970’te yüzde 3.08, 1990’da yüzde 4.2, 2002’de yüzde 2.6 olan oranın 1960 yılında -o da ancak- yüzde 5.7 ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmış olduğu dikkate alındığında, iyice hastalanan sağlığın yıllardır ölüme terk edilmişliğine rağmen yaşamak için verdiği olanca çabayı daha ne kadar sürdürebileceği merak konusu.

    Bazen yükselişe geçmek için dibe vurmanın gerekliliği savunulur. Ancak sağlıkta dibe vuruş buna benzemez. Yeniden yükselişe geçer mi bilinmez. Ama yükselse dahi mutlaka dibe vuruşun neden olduğu sakatlıkları beraberinde getirir.
    Hayatta en önemli şeydir insan sağlığı. Ülkemizde ise kolayca hiçe sayılan… Bir gün görev ve yetki sahiplerinin sağlığa sahip çıkmaları dileğiyle…
    8 Eylül 2009

    http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=29&hn=80454

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Bugün Okunan

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /var/www/vhosts/turkcelil.com/httpdocs/3v/wp-content/themes/fireworks_in_the_sky_eve060/header.php:2) in /var/www/vhosts/turkcelil.com/httpdocs/3v/wp-content/plugins/sayfa_sayac/sayfa_sayac.php on line 491
Yazı ara
Arşivler